Araç İşleten Kavramı ve Hukuki Niteliği

Araç İşleten Kavramı ve Hukuki Niteliği
Araç İşleten Kavramı ve Hukuki Niteliği Admin
Bu içerik 5232 kez okundu.

2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu (KTK)'nın 3. maddesinde araç sahibi; “araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik ya da satış belgesi düzenlenmiş kişidir”, işleten ise, “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen ya da aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ya da rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Yasada ve öğretide, işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi öl- çütler söz konusudur. Bunlardan şekli ölçüt, satışa esas olan tescil belgesinde, trafik belgesinde, sigorta poliçesi ve vergi kaydında yazılı olmayı; maddi ölçüt ise, araçtan yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ifade etmektedir.

 

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda işleten kavramı ve kimlerin işleten olabileceği belirtilmiştir. Kural olarak aracın trafik sicilinde adına kayıtlı olduğu kişi, yani araç sahibi, aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor, üzerinde çıkar sağlıyorsa; hem şekli hem de maddi anlamda işleten sıfatını alacaktır.

 

Noterlerin düzenleme yoluyla yaptığı satış ve devir işleminin arkasından yapılacak tescil, mülkiyete karine oluşturması bakımından önem taşır. Kuşku olan durumlarda aracın malikine işleten gözüyle bakılmalı ve buna ağırlık verilmelidir. Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2002 gün ve 2002/11-71 E. 2002/141 K.; 24.03.2004 gün ve 2004/10-165 E., 2004/171 K.; sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir. Görüldüğü gibi, sicilde malik görünen kişi, karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır.

 

Bunun sebebi, trafik kazasında sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki, sicilde malik olarak görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir. Bu durumda, araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir.

 

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerde azınlıkta kalan görüş sahiplerince; 2918 Sayılı Yasa'nın 20.maddesinin (d) fıkrası ile trafik siciline tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerin noterler tarafından yapılacağı, bu nedenle işleten sıfatının S..Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti’ne devredildiğinin resmi belge ile isbat edilmeyen olayda, resmi kayıtlara göre kayıt malikinin işleten olduğunu, dava dilekçesinin hukuki vasıflandırmasının hakime ait olması nedeni ile dava dilekçesinde işleten olarak S..Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti’nin gösterilmesinin sonucu değiştirmeyece- ği, bu nedenle direnme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görü- şü savunulmuş ise de, çoğunlukça bu görüş benimsenmemiştir.

KAYNAK: Y. HGK E. 2012/4-1069, K. 2013/379, T. 20.03.2013

araç sahibinin sürücüye rücu hakkı araç sahibinin sorumluluğu yargıtay araç işleten ne demek araç sahibinin manevi tazminat sorumluluğu araç işletenin sorumluluğu yargıtay kararı işleten sıfatının kaybedilmesi ne demek araç i

Üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hukuk Etkinlikleri Mart 2019
Hukuk Etkinlikleri Mart 2019
Sürekli İş Göremezlik Ödeneği Nedir? Kimler Faydalanabilir?
Sürekli İş Göremezlik Ödeneği Nedir? Kimler Faydalanabilir?