Davanın Birleştirilmesi veya Ayrılması Hangi Hallerde Olur?

Davanın Birleştirilmesi veya Ayrılması Hangi Hallerde Olur?
Davanın Birleştirilmesi veya Ayrılması Hangi Hallerde Olur? Admin
Bu içerik 1343 kez okundu.

Öncelikle davaların birleştirilmesinin temeli ve neticeleri üzerinde kısaca durulmasında fayda olacaktır.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.III, İstanbul 2001, s. 3392). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30’uncu maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141’inci maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 


Öte yandan HMK’nın 166’ncı maddesinde, aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu (m.166/4) davaların aynı sıfat ve düzeydeki mahkemelerde açılmış olmak kaydıyla davanın her aşamasında birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır.


Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur (Ermenek, İ.; Medeni Usul Hukukunda Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması, Ankara 2014, s.27). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder.


Uygulamada sıklıkla birleştirilen davalarla ilgili hükmün ne şekilde kurulacağı hususu tereddütlere yol açmaktadır. 


Hükümlerin ne şekilde oluş...ulacağına ilişkin ayrıntılı yasal düzenlemelerin ortaya koyduğu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Kamu düzeni ve barışı oluş...ulamaz.


Bu bağlamda 6100 sayılı HMK’nın “hükmün kapsamı” başlıklı 297’nci maddesinde mahkemelerce kurulacak hükmün neleri kapsayacağı düzenlenmiş olup, ikinci fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü açıktır.


Birleştirilmiş olsalar dahi her bir dava bağımsızlığını koruduğundan, şekli olarak aynı karar içerisinde yer alsa da her bir dava hakkında ayrı ayrı nihaî karar verilmelidir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E.; Medeni Usul Hukuku, Ankara 2014, s. 486; HGK’nın 08.04.2015 gün ve 2013/4-1888 E., 2015/1163 K.; 23.12.2009 gün ve 2009/2-476 E., 2009/589 K. sayılı kararları). 

 

Kaynak: Hukuk Genel Kurulu         2018/468 E.  ,  2018/1257 K.


Üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Asli Müdahil ve Feri Müdahil Nedir?
Asli Müdahil ve Feri Müdahil Nedir?
Esaslı Hata Nedir?
Esaslı Hata Nedir?