TÜRK HUKUKUNDA EVLAT EDİNME
Sedef KOCAKAPLAN

TÜRK HUKUKUNDA EVLAT EDİNME

Bu içerik 229 kez okundu.

Anne ve baba ile çocuk arasındaki biyolojik bağa “soybağı” ilişkisi adı verilmektedir. Daha genel anlamı ile tanımlamak gerekirse soybağı; kişinin ataları ile yani üst soyu ile arasındaki biyolojik ilişkiye karşılık gelmektedir. Dar anlamda soybağı ise; sadece çocuk ile ana ve babası arasındaki bağlantıyı, başka bir deyişle çocuğun ana ve babasına aidiyetini ifade etmektedir.

Çocuk ile ebeveyn arasındaki soybağı ilişkisinin kurulması hukuki olarak anne ve baba açısından farklı usullere tabi tutulmuştur.  Hatta anne için özel bir usulün öngörülmediğini söylemek daha doğru olacaktır; zira doğumun meydana gelmesi ile anneliğin tespiti için başkaca bir araştırmaya gerek kalmayacağı aşikardır. Nitekim Türk Medeni Kanunu’nda da anne ile çocuk arasındaki soybağının doğum ile kurulacağı açık bir şekilde düzenleme altına alınmıştır.

Baba ile çocuk arasındaki soybağı ilişkisi ise birden fazla yöntem ile kurulabilmektedir. Bunlar kanunda; babanın anne ile evlenmesi, çocuğun baba tarafından resmi olarak tanınması yahut bu hususta mahkeme kararının alınması şeklinde düzenlenmiştir. Kanun metninin devamında ise, gerek anne gerek baba açısından çocuk ile soybağı ilişkisinin ayrıca “evlat edinme” yolu ile de kurulacağı eklenmiştir. Dolayısı ile yukarıda soybağının tanımını yaparken belirtmiş olduğumuz “biyolojik” bağ olmasa dahi; evlat edinme yolu ile de soybağı kanunen kurulmuş olacaktır. Ancak bunun için elbette ki evlat edinme işleminin usule ve yasaya uygun bir biçimde gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir. Kanun koyucu, hassasiyeti oranında iş bu ilişkinin kurulmasını da sıkı koşullara tabi tutmuştur.

Evlat Edinmenin Koşulları

Kanunumuza göre, evlat edinme birlikte yapılabileceği gibi tek başına da yapılabilmektedir. Ancak birlikte evlat edinmenin mümkün olabilmesi için kişilerin evli olması gerekmektedir. Dolayısı ile evli olmayanlar birlikte evlat edinememektedirler. Bununla birlikte, evli olmayan  kişi gerekli koşulları taşıdığı taktirde tek başına evlat edinebilmektedir.

  • Genel Koşullar

Evlat edinmenin genel koşullarının biri; evlat edinilecek küçüğe evlat edinen kişinin en az 1 yıl bakmış ve onu eğitmiş olmasıdır.  Bir diğer koşul ise, evlât edinmenin her hâlde evlat edinilecek olan küçüğün yararına olması ve evlât edinenin varsa diğer çocuklarının da menfaatlerinin zedelenmemesidir. Bu durumda tüm koşulları taşısa dahi; hakim evlat edinilmesi halinde çocuğun mutsuz olacağını, daha kötü koşullarda olacağını yahut çocuğun geleceğinin aydınlık olamayacağını öngördüğü taktirde evlat edinme talebini geri çevirebilecektir. Ancak elbette ki burada yapılan araştırma yalnızca hakimin öngörüsünden  ibaret olmayacak; sosyolog, pedagog ve gerektiği taktirde diğer alanında uzman kişilerden alınacak destekler ile çocuğun menfaat dengesi tespit edilecektir.

Kanuna göre, yapılacak araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Evlât edinenin altsoyu varsa, onların evlât edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri de değerlendirilecektir.

Evlât edinilenin, evlât edinenden en az on sekiz yaş küçük olması şarttır. Eğer evlat edinilen küçük ayırt etme gücüne sahip ise rızası gerekmektedir. Rızası olmadığı müddetçe evlat edinme işleminin gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Fakat henüz bebeklik çağında yahut 3 yaşında bir çocuğun ayırt etme/anlama ve algılama yeteneği gelişmemiş olacağından rıza doğal olarak bu hallerde aranmayacaktır. Evlat edinilecek olan vesayet altında ise, vesayet makamının izni gerekmektedir. Evlat edinilecek olanın anne ve babası hayatta ise onların da rızası gerekmektedir. Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirilir. Verilen rıza, evlât edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlât edinenler henüz belirlenmemiş olsa dahi geçerlidir. Dolayısı ile buradaki rızanın kişiye bağlı değil; evlat edinme işlemine ilişkin bir rıza olduğu görülmektedir. Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez ve tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir. Ancak şu hallerde anne babanın rızası aranmamaktadır:

1-) Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa

2-)Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.

            Evlat edinme işlemi yalnızca küçükler için değil; erginler için de mümkündür. Yetişkin kişiler de arada 18 yaş fark olması kaydı ile evlat edinilebilirler; ancak evli kişileri evlat edinmek için eşlerinin de rızasını almak gerekmektedir. Ergin/ 18 yaşından büyük kişilerin evlat edinilebilmesi:

“- Bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlât edinen tarafından en az beş yıldan beri bakılıp gözetiliyorsa,

- Evlât edinen tarafından, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,

-Diğer haklı sebepler mevcut ve evlât edinilen, en az beş yıldan beri evlât edinen ile aile hâlinde birlikte yaşıyor ise”

Koşullarına bağlı tutulmuştur.

  • Birlikte Evlat Edinme

Türk Hukuku’na göre evli olmayan kişiler birlikte evlat edinememektedirler; eşler ancak birlikte evlat edinebilirler. Evli olmakla beraber tek bir eşin evlat edinmesi de mümkün değildir. Yine evli olup da evlat edinecek kişilerin en az 5 yıldan beri evli olmaları yahut 30 yaşını doldurmuş olmaları yasal zorunluluktur. Kanun koyucunun en azından 5 yıllık bir evlilik deneyimi yahut 30 yıllık bir hayat deneyimi aramış olmasındaki maksat, evlat edinmenin ve evlat yetiştirmenin bilincinin oturmuş olabilmesi için asgari düzeyde de olsa tecrübeyi gerekli bulmasıdır.

Eşlerin birlikte evlat edinebilmelerinin tek istisnası, eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlat edinmesidir. Bunun için eşlerin en az iki yıldan beri evli olmaları veya evlat edinecek eşin kendisinin otuz yaşını doldurmuş olması gereklidir.

  • Tek Başına Evlat Edinme

Kişinin tek başına evlat edinebilmesi için bekar olması ve 30 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. Ancak kanunumuzda bu durumun bir istisnası şu şekilde düzenlenmiştir:

“Otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlât edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi hâlinde, tek başına evlât edinebilir.”

  • Evlat Edinmenin ve Kurulan İlişkinin Hukuksal Sonuçları

-Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.

-Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.

-Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır.

-Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir.

-Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.

-Eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları yazılır.

-Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.

-Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

-Evlat edinmenin kesin bir evlenme engeli olduğu hususu da önem arz etmektedir. Evlat edinen ile evlatlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır.

Evlât edinme kararı, evlât edinenin oturma yeri; birlikte evlât edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlâtlık ilişkisi kurulmuş olur. Evlât edinme başvurusundan sonra evlât edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlât edinmeye engel olmaz.

Evlat Edinme İlişkisinin Ortadan Kaldırılması

Yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hâkimden evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilirler. Örneğin küçüğün anne babasının rızası alınabilecekken keyfi olarak rıza alınmadığı taktirde anne baba mahkemeye başvurarak evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteme hakkına sahiptir. Bu durumda talebi mahkeme değerlendirerek karar bağlayacaktır. Ancak kanunda küçüğün menfaatinin zedelenmemesi gerektiği belirtilmekle; mahkemenin vereceği kararın her zaman olumlu olmayacağı; bu kararın çocuğun menfaati de göz önünde bulundurularak verileceği ifade edilmek istenmiştir.

Evlât edinmenin esasına ilişkin yasal koşullar eksik ise, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Örneğin aradaki yaş farkı 18 olmamasına rağmen sahtecilik yolu ile bu durum gizlenmişse evlatlık ilişkisi sakat demektir ve bu durumu bilen herkes evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilecektir. Aynı şekilde savcılığa yapılacak şikâyet ile re’sen bu makamlarca harekete geçilecektir.  Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlâtlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa, bu yola gidilemez. Yukarıdaki örnek üzerinden gidecek olursak; anne babanın rızası alınmamış ise ve fakat çocuk evlat edinen aileye alışmış; mutluluğunu tesis etmiş vaziyette ise bu eksiklik ilişkinin kaldırılmasına yeterli gerekçe sayılmayacaktır.

Üye olmadan da yorum yapabilirsiniz.
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Asli Müdahil ve Feri Müdahil Nedir?
Asli Müdahil ve Feri Müdahil Nedir?
Esaslı Hata Nedir?
Esaslı Hata Nedir?